Türkiye’ye bu ilk ziyaretimizdi ve çok özel ve unutulmaz anılarla doluydu. Antakya’daki izleyicilerin misafirperverliği harikaydı, konser sırasında öylesine yüksek sesle tezahüratta bulundular ki, kendimizi Dünya Kupası maçına çıkmış yıldız futbolcular gibi hissettik. Bu gezi sırasında şehri keşfetme fırsatımız da oldu. Bizi en etkileyen yerler arasında Hıristiyanlığın en kadim ibadet mekânlarından birisi olan Aziz Petrus kilisesi ile Antakya’nın küçücük ve daracık sokakları oldu. Türk mutfağının leziz ve enfes yemeklerine hemen âşık oluverdik.
Goethe Enstitüsü’ne, Türkiye’yi ve harikulade insanlarını görme ve tanıma fırsatını bize verdiği için şükran borçluyuz. Ziyaretimiz sırasında farkına vardığımız en önemli şeylerden biri de, müziği en az bizler kadar sevdikleri oldu.